Küçükken defalarca dedemden dinlediğim daha doğrusu defalarca anlattırdığım, onlarca kez filmini seyrettiğim Hz. Yusuf. Şimdi de O’na dair bir kitap okuyorum. Kitap Nazan Bekiroğlu’nun “Yusuf ile Züleyha kalbin üzerinde titreyen hüzün” adındaki kitabı ve şu ana kadar okuduğum kitaplardan farklı bir anlatımı var. Biraz şiir tatında. Kitabın ilk sayfasının arka alt tarafında kaynak gösterilerek alıntı yapılabileceği yazıyor. Ben de beğendiğim bir kısımdan alıntı yapayım dedim. Yusuf’un gözleri hakkında bir kaside:

Yusuf’un gözleri bir derin kuyu
Yusuf’un gözleri bir gizli bahçe, yağmur yemiş gül vurgunu, bir yasak kent surları kuvvetli, bir iç şehir kapıları kilitli, yağmurdan sonra açan güneş Züleyha’ya Yusuf’un gözleri, güneşten sonra yağan yağmur, yine Yusuf’un gözleri
Yusuf’un gözleri zindan nedir bilmeyen Züleyha’nın zindanı, Yusuf’un gözleri Züleyha’nın zindanında gün başlangıcı
bir derin kuyu Yusuf’un gözleri, evvel Yusuf’un gözleri, ahir Yusuf’un gözleri
içinden Mısır geçen Nil bestesi, yine Yusuf’un gözleri
bir muamma ki Yusuf’un gözleri, çözmek istedikçe Züleyha, kendi üzerine kapandı Yusuf’un gözleri
kaldırıp da gözlerini Züleyha
ne renktir bilmedi Yusuf’un gözlerini
bileydi de öleydi ah, siyah
bir leyla olan Yusuf’un gözlerini
simsiyah bir leyla olan Yusuf’un gözlerini

Kaynak: “Yusuf ile Züleyha kalbin üzerinde titreyen hüzün” Nazan Bekiroğlu